Alemdar Cad. İZMİT
izmit@altincocuklar.net

Anlayarak Hızlı Okuma Nedir?

ANLAYARAK HIZLI OKUMA

Anlayarak hızlı okuma dersi 10 haftalık bir süreyi kapsamakta olup, eğitim sonunda öğrencilerimize anlayarak hızlı okuma derslerini tamamlayıp bitirdiklerine dair eğitim katılım sertifikası verilecektir. Derslerimiz haftada bir gün 2 saat olup kitap, cd ve sayfa egzersizleri ile çalışılmaktadır. Anlayarak hızlı okuma dersinin bizler ve çocuklarımız için ilk amacı hızlı okumak değil ‘’ANLAYARAK OKUMAK’’olmalıdır. Hızlı okumanın önemi ve nedenleri olarak sıralanacaklar arasında;

  1. Motivasyon
  2. Okumanın önemini anlayabilmek
  3. Zaman kazanma
  4.  Özgüven
  5. Bildiği kelime sayısında artış gösterme
  6. Kendini kolay ifade edebilme
  7. Kısa sürede daha fazla kitap ve ders sorular çözebilme
  8. Anlama ve kavrayabilme

Bunlar gibi birçok teknik ve özellikler kazandırılabilmektedir.

ANLAYARAK HIZLI OKUMA’NIN TARİHİ

İkinci Dünya Savaşı sırasında Lutwafe (Alman Hava Kuvvetleri’nin) uçakları Londra’yı gece –gündüz bombalıyorlardı. İngiltere göklerinde İngiliz ve Alman uçakları savaşır, birbirlerine girerlerdi. Londra civarında kulelerde gözcüler, yaklaşan uçakların amblemlerini görüp, dost mu düşman mı anlamaya çalışırlardı. Düşman işaretlerini görür görmez de alarm düğmesine basarlar, halkın vaktinde sığınağa koşmasını sağlardı.

Benzer şekilde İngiliz pilotlarının da yaklaşan uçağın amblemlerini çok çabuk fark etmeleri hayatı derecede önem taşımaktaydı. Ne var ki, çok kere gözcüler ve pilotlar uçak amblemlerini seçmede geç kalıyorlar ve bombalar düşmeye başlıyordu. Bunu önlemek için İngilizler, Ohio Üniversitesinden Dr.Renshaw’un buluşlarıyla, şimdi ‘takistoskop’ dediğimiz aleti geliştirdiler. Göz hızınızı geliştiren basit bir mekanizmaya sahip bu alet, muhtemelen birçok ingilizin hayatını kurtarmıştır. Merceği saniyenin 25’de, 50’de ve 100’de biri hızla açılıp kapanan bu araçla, pilot ve gözcüler yetiştirildi.

İngiliz ve Alman uçaklarının oldukça büyük resimlerini göstererek başlanan çalışmada, resimler gitgide küçültüldü; resmin belirip kaybolma süresi gitgide küçültüldü; resmin belirip kaybolma süresi gitgide kısaltıldı. Bu çalışma sonucu, katılanların algılama hızları şaşırtıcı seviyelerde yükseldi. Böylelikle bombardıman uçakları çok daha erkenden teşhis ediliyor, haliyle pilotların reaksiyon hızları artıyor, gözcüler halka daha çabuk haber verebiliyorlardı.

Amerika’da eğitimciler bunu duyunca, aracı kelime seçmeyi hızlandırmada denediler ve böylelikle’’Hızlı Okuma’’doğdu. Gözün, vücudun herhangi bir diğer organı gibi, egzersiz gördükçe daha etkili olmaya başladığını ispat ettiler. Böylelikle ‘’tembel göz’’daha atik davranmaya ve gördüğü şekli (resmi, amblemi, sayıyı, yazıyı) daha hızlı olarak beyne (asıl görme fonksiyonunu gerçekleştiren merkeze) yollamaya alıştı.

Ellili yıllarda, Amerika’da bu konuda kurslar düzenlenmeye başladı. Belirli bir kabul süresinin ardından da okullar hızlı okumayı benimsemiştir. ABD’de 1960’lı yıllarda, Columbia Üniversitesi’nde Uniteq okulların beşinde hızlı okuma kursları açılmıştır.1970’ de Türkiye’ye dönüş yapılmıştır.

Bambaşka bir yönden buluş da, hızlı okumaya yeni bir boyut daha kattı. Sinema ilk çıktığında perde küçücüktü ve çekimler o küçük alana sığacak şekilde yapılırdı. Çünkü gözün, başı çevirmeden ancak bu kadar bir alanı görebileceği sanılırdı. 1950’lerde, psikologların ‘algılama eşiği’ deneylerinde gösterdikleri ‘göz ucuyla da görme’ gerçeğini Hollywood kaptı ve perdeyi bugünkü büyüklüğüne çıkardı.

Bütün bunlar gösterdi ki göz, başı sağa-sola çevirmeden de çok geniş bir alanı görebilmekte, (gelecek sefer sinemaya gittiğinizde dikkat edin; o kocaman perdede filmi seyrederken başınızı sağa sola çeviriyor musunuz, yoksa perdenin orta bir yerine bakıp tamamını görebiliyor musunuz?).bu buluşu da hızlı okuma’ya uyguladılar ve tek tek kelimelere bakma yerine, satırın daha geniş bir bölümünü görmenin yani 2-3 hatta 4 kelimeyi birden görmenin pekala mümkün olabileceğini ispat ettiler. Böylece de hızlı okuma en etkili biçimini almış oldu.

ANLAYARAK HIZLI OKUMA TEKNİKLERİ

İlk başta vermemiz gereken karar anlayarak hızlı okumanın amacını ve hedefini belirlemektir. Zevk için mi? bilgi için mi? Zaman amaçlı mı? Kaynağı elimize aldıkta sonra okumaya başlamadan önce şöyle bir göz atmalıyız. Okumaya karar verdiğimizde ise sonraki aşama ise vücudumuzu ayarlamak olsun.

  1. Dikkatinizi başınızın üst – arka tarafına yoğunlaştırmalıyız.
  2. Rahat bir şekilde oturmalıyız.
  3. Derin bir nefes almalı gerekirse olabilecek pozisyon da ve mekânda su bulundurmalı.
  4. Zihnimizi sakinleştirmeli ve okumak için odaklanmalıyız
  5. Kitap ya da okunacak metine ışığın önümüzden gelmemesini sağlamalı
  6. Gözümüz ile okumalı ve kafamızı sağa sola çevirmemelidir.
  7. İçten seslendirme yapmamalı dudaklar hareket halinde olmamalı
  8. Metin ya da okuma sırasında bilmediğimiz kelimelerin altını çizmeli ya da işaretlenmelidir.
  9. Anlamadığımız ya da anlamaya çalıştığımız bölümlerde başa dönme yapmamalıdır.

*Derslerimizde okuma yöntemi olarak şu teknikler kullanılmaktadır:

FOTOGRAFİK OKUMA
Fotografik okuma metnin herhangi bir yerine takılı kalmadan gözün metin üzerinde kaydırılmasıdır.

ANLAYARAK HIZLI OKUMA
Gözlerimizi metin üzerinde hızlıca kaydırılarak kelime gruplarını görmeye çalışmaktır.

DİKKATLİ OKUMA
Son aşama ise okuma işlemi bittikten sonra önemli yerlerin üzerinden bir kere daha geçilerek, zihne kalıcı bir şekilde alınmasıdır.

Anlayarak hızlı okuma dersinde bugüne kadar yapmış olduğumuz çalışmalar ve egzersizler kitap cd ve çalışma sayfaları ile çeşitlendirilerek bu şekilde uygulanmakta ve devam etmektedir. İlk günden bugüne olan okuma parçalarında kelime okuma hızı artışı gözlemlenmiş ve çalışmalara devam edilmektedir.

Sonuç olarak anlayarak hızlı okuma başlangıçta herkese ütopya gibi gözükse de buradaki başarının sırrı gözü ve beyni yormaktır. Çünkü beyin ve göz yorularak gelişmesini tamamlamaktadır. Göz kasları geliştikçe görüş açısı artacaktır, bir bakışta daha çok alanı görebilecektir. Beyin ise artık algılama hızını artırarak gözün hızına uyum sağlayacaktır. Bütün temel sabırlı olma, başarılacağına inanmaktır.